Başa Baş Noktalarınızı Hesaplayın

Bir önceki makalemizde, tek bir ürün satmanız halinde başa baş noktanızı nasıl hesaplayacağınızı gördünüz; fakat birçok küçük işletme çok sayıda ürün ve hizmet satar. Örneğin; süpermarketler ve bakkalar yüzlerce ürün satarlar. Müzik marketler ve kitapçılar da öyle. Diş hekimleri düzinelerce hizmet ve tedavi yöntemi satarlar. Farklı maliyetlerdeki, farklı ürünleri, farklı fiyatlara sattığınız zaman, başa baş noktanızı tespit etmek için ortalama brüt kar yüzdenizi kullanmanız gerekir (Artık bilgisayarlarda bu yüzdeyi neredeyse sıfır hatayla hesaplayabilirsiniz. Eğer bilgisayarınız yoksa, en yakın tahmini rakamı kullanın) Birçok sanayi kolunun, brüt kar oranlarının ile diğer birçok ölçüm kriterlerini yayınladıkları mesleki yayınları ve bu rakamları ücretsiz olarak temin edebileceği sanayi odaları var. Küçük işletmelere mal veren tedarikçiler de çoğu zaman brüt kar oranı ile ilgili tavsiyelerde bulunuyorlar.

“Başa Baş Noktalarınızı Hesaplayın” yazısını okumaya devam et

Başa Baş Noktalarınızı Bilmelisiniz

Yorgan Satışı pazarlaması

Yorgan Satışı pazarlaması

Bir yılda, bir ayda ya da herhangi bir zaman dilimi içindeki tüm giderlerinizi karşılayabilmek için ne kar ne de zarar etmek için ne kadar hasılat yapmanız gerektiğini bilmelisiniz. Başa baş durumda olmak için bir yılda, bir ayda ya da herhangi bir zaman dilimi içinde kaç parça malı hangi fiyattan satmanız gerektiğini bilmelisiniz. Bu başa baş noktalarını, küçük işletmenizi kurmadan önce belirlemiş olmanız gerekir. Eğer başa baş noktalarınızı biliyorsanız, size faturalarınızı ödeyebileceğiniz kadar ödeme yapacak sayıda müşteriyi bulup bulamayacağınızı tahmin edebilirsiniz.

“Başa Baş Noktalarınızı Bilmelisiniz” yazısını okumaya devam et

Yeni Bir İş Tanımı

1945-1960yılları arasında doğanlara yönelik bir fitnes salonu açmak, yeni bir iş fikridir. Bu salonun adı Bods for Boomers olacaktır. A.B.D’de altmış milyon ya da daha fazla “baby boomers” (İkinci Dünya Savaşı sonrası, 1945-1965 yılları arasında yaşanan nüfus patlaması döneminde doğanlara verilen ad.) vardır. Bods for Boomers, hali hazırdaki fitnes merkezlerinin verdiği hizmetten daha farklı ihtiyaçlara cevap verecektir.

Bods for Boomers, mükemmel bir vücuda sahip olmak gibi bir düşüncesi olmayanların devam edeceği bir salon olacaktır. Müşteriler burada istedikleri her türlü yiyeceği içeceği bulabilecek, istediği ürünü satın alabilecek, kadınların ve erkeklerin egzersiz alanları ayrı ayrı olacaktır. Böylece, müşterilerin karşı cinse nasıl göründüklerini kafalarına takmalarına gerek kalmayacaktır. Müşteriler geniş bir çalışma programı yelpazesinden, bu çalışmanın sonuçlarını da görebilecekleri materyaller sayesinde, uygun çalışma programları seçebileceklerdir.

“Yeni Bir İş Tanımı” yazısını okumaya devam et

Küçük İşletmelerin Günlük İşleri

  • Tatbik etmek
  • Yeni müşterilere ulaşmak
  • Mevcut müşterilerle iletişim kurmak
  • Mevcut müşterilere satış yapmak
  • Önemli bir amacını gerçekleştirmek,Bir pazarlama işini idare etmek
  • Önemli bir iş başarmak
  • Bir personele eğitim vermek
  • Tüm çalışanlarla konuşmak. Onları dinlemek
  • Üretim kalitesini kontrol etmek
  • Yetki devri yaptığın kişileri denetlemek
  • Hedefe giden süreçte tekrar gözden eçirmek
  • Tüm telefonları cevaplamak

Müşterilerinize Sürprizler Yapın

Müşteri ödediğinden fazlasını almaktan hoşlanır. Müşteri bazı şeylerin “bedava” olmasına bayılır. Müşteri hoş sürprizleri sever. Müşteri, garsonun ara sıra gönderdiği “müessese ikramı” ndan hoşlanır. Müşteri, Meksika, Cancun’daki tatil köyünde, yastığının yanında her akşam farklı bir deniz kabuğu bulmaktan hoşlanır. Müşteri, yeni aldığı takım elbisenin mendil cebinde ipek bir mendil bulmaktan memnun olur. Müşteri, köpeğine köpek bisküvisi ikram eden araba yıkayıcısını sever. Müşteri kendisine ayrıcalıklı davranmasına bayılır.

“Müşterilerinize Sürprizler Yapın” yazısını okumaya devam et

Müşterilerinize Bayramlarda Kart Gönderin

Bayramlar müşterilerinize ve potansiyel müşterilerinize ulaşabilmenizi sağlayan fırsatlardır. Bu fırsatı değerlendirin. Yılbaşı’nda beş yüz tane tebrik kartı imzalayıp gönderin. Kart gönderdiğiniz kişileri incitmemek için, dini inançlarına duyarlı olun. Ya da dini bayramlarda dört yüz tane kart gönderin. Veya başka bir bayram gününde tebrik kartları gönderin, gerekiyorsa işletmeniz veya kendinizle ilgili fotoğrafta ekleyin.

Sıra dışı, hatırlanacak, zarif kartlar gönderin. İşletmenizin logosunu ya da adınızın basılı olduğu kartları imzasız göndermeyin. Tebrik kartlarını bir pazarlama aracı olarak kullanın. Her kartta kişisel bir not ekleyin. Gönderdiğiniz kartla birlikte bir öğle yemeği yemeyi teklif edin. Telefon numaranızı el yazınızla yazın. Müşterilerinize, gelecek yılki bütçesinde şirketiniz için de bir miktar fon ayırmasını zarif, kibar, nazik; fakat, vurgulayıcı bir şekilde hatırlatın.

Bayramlar, müşterilerinizle iletişim kurabileceğiniz uygun dönemlerdir. Bir küçük işletme sahibi bayramı satıştan asla ayrı düşünmez.

 

İşletme Sahiplerinin Aklında Bulunsun

Bir işletme sahibiyseniz, düşünmeniz gereken milyonlarca şey var demektir; fakat, bunlardan bazıları hepsinden önemlidir:

  • Müşterilerinize yatırım yapın. Aksi taktirde başarısız olursunuz.
  • Asla nakitsiz kalmayın.
  • Para biriktirin.
  • Parayı çarçur etmeyin. Masraflarınızı en düşük seviyelerde tutun. Çok gerekli olmayan masrafları kısın.
  • Aldığınız siparişleri zamanında teslim edin.
  • Güvenilir biri olun. Kazananları herkes sever.
  • Herşey ne kadar kötü giderse gitsin, ne kadar travmatik olursa olsun, dert etmeyin. Kendi kendinize, “sakin ol” deyin. Sakinleştiğinizi göreceksiniz.
  • Kendinizi adayın. Başladığınız işi asla bırakmayın!

Yönetim Kurulu ve Komitelerden Uzak Durun

Bir küçük işletme sahibi olduğunuz için, dahil olduğunuz toplumda, mali bakımdan güçlü ve belki de gösterişli biri olduğunuz düşünülür. Muhtemelen kar amacı gütmeyen bir takım kuruşuşların yönetim kurullarına da aday olarak düşünülürsünüz. Bu tür organizasyonlar tiyatrolar, eğitim ve sağlık kurumları, opera, müzeler ve yardım kurumları için gereklidir. Bu organizasyonları yönetenlerin sizden tek bir isteği olacaktır: Paranız. İş hayatınızdaki yeteneğinizi takdir ediyor olabilirler; fakat, öncelikle paranızın peşindedirler. Bazıları gerçekten de sizin üst düzey iş tecrübenizden, yararlı öğütlerinizden faydalanmak istiyor olabilirler; fakat ilgilendikleri ilk şey, yapacağınız bağışlardır.

“Yönetim Kurulu ve Komitelerden Uzak Durun” yazısını okumaya devam et

İşiniz Üzerinede Çalışın

İş hakkında düşünmek

İş hakkında düşünmek

İşinizde çalışmak, işinizin gerektirdiği her şeyi yerine getirmektir. Örneğin; eğer bir kuru temizleme şirketiniz varsa, bu işte çalışmak; müşterilerin elbiselerini temizlemek, katlamak, pantolonları ütülemek, tezgahı silmek, dükkanın önündeki kaldırımı süpürmek, tahsilatları yapmak, borçları ödeme ve akşam olduğunda dükkanı kapatıp kapıyı kilitlemektir. Birçok küçük işletme sahibi, başlangıçta zamanlarının 100%’ünü işlerinde çalışmakla geçirir. Bir elemanları ya da yardım alabilecekleri biri olmayabilir. Bu yüzden işi yürütmek için gereken her şeyi kendileri yapmak zorundadırlar. İşte çalışmak, işi öğrenmek ve işletmeyi gidebileceği en ileri noktaya kadar götürebilmek için zorunludur.

“İşiniz Üzerinede Çalışın” yazısını okumaya devam et

Herkesden Daha Fazla Çalışın

Çok Çalışmak

Çok Çalışmak

Çok akıllı olmayabilirsiniz. Tanrı vergisi yetenekleriniz de çok fazla olmayabilir. Düzensiz biri olabilirsiniz. Zor öğrenen ya da tekdüze bir insan daolabilirsiniz. Rekabetin gerektirdiği özelliklerin çoğuna da sahip olamayabilirsiniz. Artı, şartlar üzerinde çok az söz sahibi ya da hiç söz sahibi olamayabilirsiniz. Eğer bir plajda bir sandviç büfesi işletiyorsanız, yağmur yağdığında yağmuru durduramazsınız. Eğer bir kayak merkeziniz varsa, kar yağdıramazsınız. Eğer bir ihracat-ithalat şirketiniz varsa, kur dalgalanmalarına engel olamazsınız.

“Herkesden Daha Fazla Çalışın” yazısını okumaya devam et

Çalışmadığınız Zaman da Çalışırsınız

is-gorusmesi

Bir küçük işletme sahibi olarak siz, işletmenizin somut halisiniz. İşletmenizin pazardaki imajından ve adından siz sorumlusunuz ve pazar denilen yer her yerdedir! Herkes, tanıştığınız herhangi biri ya da sizi dikkatle izleyen birisi potansiyel müşteriniz ya da potansiyel müşterinizi etkileyecek birisi olabilir.

İşletmenizi her yerde, her zaman, sürekli olarak pazarlamaya önem verin. Daima göz önünde olduğunuzu unutmayın. Bu nedenle attığınız her adımda, yaptığınız her işe dikkat etmeniz gerekir.

“Çalışmadığınız Zaman da Çalışırsınız” yazısını okumaya devam et

Anında Not Alın

Not Almak

Not Almak

Bir telefon konuşması, bir müşterinizle, bir tedarikçinizle, sorun çıkaran bir çalışanınızla ya da önemli bir konu içinde yer alan herhangi biriyle yaptığınız bir görüşme esnasında ya da hemen ardından notlar alın. Bu notlar sizin kağıttan izlerinizdir. Bu notlar yapacağınız tartışmalarda, pazarlıklarda, fatura kayıtlarınızı yeniden düzenlerken, tekliflerinizi hazırlamada başvuru kaynağınız olacaktır. Bunlar geçmişte olan bir olayı, özellikle de olayın taraf ya da tarafları artık çevrenizde değilse, yeniden canlandırmak için paha biçilmez fereranslarınız olacaktır.

“Anında Not Alın” yazısını okumaya devam et

İşletme Sahibi Patron Değildir

İşletmenin sahibi olabilirsiniz; fakat, patronu değilsiniz. İşletmedeki tek çalışan olabilirsiniz; fakat, patron değilsiniz; çünkü, hizmetinde çalıştığınız bir sürü patronunuz var.

İlk patronunuz müşterinizdir. Müşteri için çalışın. İyi müşteri size ne istediğini söyler, siz de onun istediğini yaparsınız. Eğer müşteri cilalanmış elmalar istiyorsa, elmaları cilalayın. Eğer müşteri kredi kartı ile ödeme yapmak isterse, kredi kartı kabul edin. Sizin için bir kazanç söz konusuysa, iyi müşteri ne istiyorsa yapın.

“İşletme Sahibi Patron Değildir” yazısını okumaya devam et

Üretim ve Pazarlama İletişimi

pazarlama

Pazarlama, ürün ya da hizmetlerin satışından sorumludur. “Üretim” ise mal ya da hizmetlerin imalatı, tedariki ve teslimatından sorumludur. İmalat fonksiyonu üretim, çalışanlar, kadrolar, iş, personel, ekipman, üretim binası olarak da adlandırılabilir, ya da herhangi bir adı olmasa da imalat, işletmenin, müşterilerin satın aldıkları ya da sipariş ettikleri ürün ya da hizmetleri üreten bölümdür. Küçük işletmelerde çalışanlarınhem pazarlama hem de üretim yapmaları çok sık rastlanan bir durumdur. Örneğin, üç kişinin çalıştığı bir mühendislik firmasında her çalışan, hem verilen hizmeti pazarlar hem de projelendirme çalışması yaparak üretim yapar.

İşletmenin yapısı ne olursa olsun, pazarlama ve üretim daima iletişim halinde olmalıdır. Pazarlama bölümünün aklında daima tek bir soru vardır. “Nasıl daha çok satış yapabiliriz?” Üretim bölümünün sorusu da “Pazarlamanın sattıklarını nasıl üretiriz?”. Pazarlama, satış planları, bekleyen siparişler, yeni ürünler, yeni ambalaj şekillleri gibi bilgileri üretime raporlamalıdır. Üretim, talepleri karşılayabilmek için bu bilgilerin tümüne ihtiyaç duyar. Üretim, iş gücü, kapasite, hammadde, envanter, yedek parça gibi, mal ve hizmetlerin üretilmesi ve müşteriye ulaştırılması için gereken her şeyi planlamak zorundadır.

Hem pazarlama hem de üretim birbirlerinin gereksinimlerini, limitlerini ve sorunlarını bilmelidir. Üretim maliyetleri, fiyatlama, teslimat tarihleri, ürün kalite kriterleri, ürün iadeleri, üretim olanakları ve olanaksızlıkları gibi konularda sağlıklı tahminler yapılabilmesi için, her iki bölüm de birbirleriyle sıkı bir bağ içinde çalışmalıdır. Belirli sınırlar içinde hizmet vermeye odaklanmış; müşterinin ihtiyaçlarını kesin olarak belirlemiş ve yaygın işletmelerde, üretim olanaksızlığı diye bir şeyeçok sık rastlanmaz. Eğer işletmeniz konut boyama işi yapmak üzere organize olmuşsa, muhtemelen, büyük bir alış veriş merkezinin park yeri çizgileri ile kaldırım taşlarını boyamazsınız demektir.

Satanlarda üretenler de aynı patron için çalışırlar, müşteri için. Her ikisinin de en azından bir tane ortak amacı vardır: müşteriyle istediği vermek ve onun istediği zaman vermek. Eğer satış ve pazarlama çalışanları üretimle ilgili bir takım sorunlar dile getiriyorlarsa, sorun pazarlamadadır. Eğer üretim satışla ilgili bir takım sorunlar dile getiriyorsa, sorun üretimdedir. Sorunların çözülebilmesi için, her iki birimin birbirleriyle sürekli iletişim halinde olmalarını sağlayın.

Şarap piyasasının iki dev ismi, Ernest ve Julio Gallo’nun yaptıkları anlaşmaya dikkat edin. İkili, bu anlaşmayı, pazarlama dehası Ernest, satıştan sorumluydu; E&J Gallo Şarap İmalathanesi yalnızca iki elemanla çalıştığı günlerde yapmıştı. Julio ise şarabın üretilmesinden sorumluydu. Anlaşmaları şöyleydi: Ernest Gallo, Julio ise Ernest’in satabildiği kadar şarap üretecek.

Pazarlayın. Üretin. Teslim edin. Faturanızı kesin. Paranızı alın.