Alarko Holding İnsan Kaynakları

Alarko İnsan Kaynakları
Alarko İnsan Kaynakları
Alarko İnsan Kaynakları

Alarko Holding İnsan Kaynakları telefonu ve r-posta adresi; 0212 227 52 00, info@alarko.com.tr

Bir yılda yetiştirilen ortalama kişi sayısı, yeni yatırımlar ve projeler için ilave yaklaşık 500-600 kişi alınabiliyor.

Bir yıl içinde pozisyonlara göre alınacak kişi sayısı yapılacak yatırım ve projelere göre değişiklik gösteriyor.

MT (Management Trainee) programına katılım koşulları Alarko’da genç kadroların yetiştirilmesi amacıyla 200!ün üzerinde üyesi olan AİK “Alarko İstikbal Kulübü” kuruldu. Yüksek öğrenimini tamamlamış, 28 yaşından büyük olmayan her Alarko çalışanı bu kulübe üye olabiliyor. Yönetim kurulu 10 kişiden oluşuyor ve her yıl AİK Genel Kurulu’nda yapılan seçimde AİK üyelerinin oyları ile belirleniyor.

İş başvuru ve ilan kanalları; Adaylar Alarko’nun web sitesinden genel başvuruda bulunabilirler veya Kariyer Net’ten ilanlara başvuru yapabilirler.

İşe alım sürecinde adaylara uygulanan testler ve sınavlar; Alarko tarafından geliştirilen Motivasyon Değerlendirme Anketi dolduruluyor. Pozisyonun özelliğine göre yabancı dil sınavı veya psikometrik testler yapılabiliyor.

Genç üniversitelilere öneriler; Kendilerini iyi tanımaları ve yetenek, becerilerine uygun olan bir sahada kariyer yapmaları.

Tanınan sosyal olanaklar; Toplu sözleşme kapsamında işçileride, sektörüne göre sözleşmenin öngördüğü yani ve nakdi sosyal yardımlar ve yan gelirler veriliyor. Üst kademe yöneticilerinin emekliliğine ilişkin Özel Emeklilik Yönetmeliği, belli düzeyin üzerindeki yöneticilerin görevle ilgili olarak oto masraflarının karşılanması uygulaması, yıl içinde başarı gösteren 6 personelin ödüllendirilmesi, Alarko Buluş Ödülü Yarışması, kıdeme dayalı rozet ve plaket ödülleri gibi motivasyon amaçlı uygulamalar, genç tönetici ve uzman adayı kadrolarını kapsayan Alarko İstikbal Kulübü bünyesinde düzenlenen gezi, yemek aktivitelere tüm Alarko Personelinin katılımı.

Senin İçin Titriyorum İstanbul

Senin İçin Titriyorum İstanbul
Senin İçin Titriyorum İstanbul
Senin İçin Titriyorum İstanbul

Şehirlerin şehri İstanbul’u anlatmak için kelimeler elbette kifayetsiz kalmaktadır. Birçok imparatorluğa başkentlik ettiğini söylemek, onu anlatmak için yetersizdir. Çünkü mazinin her yerinde var olduğu ve şimdinin geleceğe doğru durmaksızın aktığı bu şehir, sakinlerini, geçmişinden ziyade insanlarla kurduğu ilişkiden dolayı büyülemektedir.

“Senin İçin Titriyorum İstanbul” yazısını okumaya devam et

Kurtarıcımız İstanbul

İstanbul Makaleleri
İstanbul Makaleleri
İstanbul Makaleleri Kurtarıcımız istanbul

İstanbul bizim kurtarıcımızdır.Çünkü ülkemizi yangın yerşne çeviren bir savaştan kaçıyorduk ve sığınabileceğimiz bir “yuva” ararken bize şefkatli kollarını açan sadece o olmuştu. Böylece İstanbul’a ilk kez 1992 yılında adımımızı attık. Aslında sadece 15 günlüğüne gelmiştik. Ama kader bizi burada alıkoydu. Aradan geçen 13 uzun seneden sonraşu an durup düşündüğümüzde, evet kendimizi kesinlikle İstanbullu hissediyoruz. Çünkü bizi İstanbul‘un büyüsü etkiledi ve hala dabüyülemeye devam ediyor.

“Kurtarıcımız İstanbul” yazısını okumaya devam et

İstanbul’u Özlemek

Suriye’nin bir sınır kasabası olan Jarablos’ta doğup büyüyen ve ağabeyi İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okuyup mezun olan biri olarak benim için İstanbul buraya gelmeden önce de yabancı bir şehir değildi. Bilakis, hayalin de ötesinde arzulanan bir şehirdi. Sık sık ağabeyimin İstanbul’da çektiği fotoğraflara bakıp özellikle Boğazın güzelliğini hayran hayran seyredişimi hatırlıyorum. İşte bu sebeple liseyi bitirip de yurtdışında yüksek oğrenime karar verdiğimde, önümdeki iki seçenekten biri Londra diğeri ise İstanbul olmuştu.

“İstanbul’u Özlemek” yazısını okumaya devam et

Deniz Kokan İstanbul’um

Deniz kokan istanbulum
Deniz kokan istanbulum
Deniz kokan istanbulum

İstanbul’da bir kere bile olsa bulunmuş herkes içinde bir İstanbul masalı saklıdır sanki. Gerçi masallar da gerçek hayatta olduğu gibi, güzelliklerle olduğu kadar hüzünlerle de doludur ama onların bir özelliği daha var ki, o da her birinin büyülü bir tarafının bulunmasıdır. İşte İstanbul’da böylesi bir şehirdir. Bir büyüsü vardır bu şehrin. Bütün karmaşasının, keşmekeşinin yanında bu yönüyle herkesi büyüler, kendine çeker, kendi alemine alır götürür…

“Deniz Kokan İstanbul’um” yazısını okumaya devam et

Akbank İnsan Kaynakları Yönetimi

Akbank İnsan Kaynakları
Akbank İnsan Kaynakları
Akbank İnsan Kaynaklarıakbank kariyer

İK Bölümününtelefon ve e-posta adresi 0212 270 00 44 – personel-isealim@akbank.com

Eleman ve yöneticilerde aranan özellikler: Akbank’a katılacak tüm adaylarda, öncelikle tüm banka çalışanlarının sahip olması beklenen, temel temel yetkinlikler aranıyor. Bu yetkinlikler; değişen koşullara uyum, duygusal kontrol, empatik iletişim, etik ilkelere bağlılık, iş sorumluluğu, kalite odaklılık, kendini geliştirme, müşteri odaklılık ve takım çalışması.

“Akbank İnsan Kaynakları Yönetimi” yazısını okumaya devam et

Satış Elemanlarının Önemi

Satış Elemanı
Satış Elemanı
Satış Elemanı nasıl olmalıdır?

Bir küçük işletme sahibi bir satış eleman olmalıdır. İşletme sahibi mükemmel bir satış elemanı olamayabilir; fakat bu iş, onun yazar kasasının zillerini çınlatacak iştir. Yazarkasanızın zillerini memnun ettiğiniz müşteriler vastasıyla çınlatın. Eğer iyi bir satıcı değilseniz, iyi bir satıcıyı işe alın.

Satacağınız malı üretecek kişiden önce, üreteceğiniz malı satacak birisini işe alın. Bir ev satacaksanız, evi inşa etmeden önce evi satacak birini işe alın. İşe aldığınız her elemanda, çok yoksa bile, az da olsa satış yeteneği olduğundan emin olun. Her çalışanın görevi, doğrudan ya da dolaylı olarak, müşterilerin yaptığı ödemelerle gelir sağlamak (ya da satış yapmak) ve elde tutmaktır. (ya da yeniden satış yapmak).

Yalnızca satış yapabilen satış elemanlarını işe alın. Yalnızca motivasyonu yüksek, mutlu, çalışkan, sağlıklı, başarıya aç, saygılı, gozü pek, düzenli, inatçı, kibar, amansız, açık fikirli ve iyi yetişmiş satış elemanlarını işe alın. Satış yapan bir satış elemanı aldığınızda, bütün satış işini ona devretmeyin. Müşterilerle görüşmeyi, onların taleplerini dinlemeyi sürdürün ve onlara karşılığını ödedikleri şeyi verin. Satış budur. Satmayı sürdürün.

Satış yapan bir satış elemanı aldıktan sonra, bir başkasını daha işe alın.

İş İlişkilerinizde Soru Sorun

Soru sorun
Soru sorun
Soru Sorun

Gıcır gıcır bir BMW 5.20’nin satın alınmamasının nedeni basit bir kahve tutacağının olmaması olabilir. Müşterinin ihtiyacı zannettiğiniz yerde değildir.

Bir toplantıyı açmakta zorlanıyorsanız karşınızdaki kişiye kendisini anlattırın, herkes bunu sever, üstelik muhattabınız hakkında bir sürü bilgi edinmiş olursunuz.

“Neden?” sorusunu sorma alışkanlığını kazanmak hayatınızı değiştirebilir. İhtiyaç tespiti ve itiraz karşılama için en kritik soru budur.

“İş İlişkilerinizde Soru Sorun” yazısını okumaya devam et

Satışlarınızda Çözüm Üretin

Satışta çözüm üretmek

 

Satışta çözüm üretmek
Satışta çözüm üretmek

Müşteriler sizden broşürlerinizi istemez, onların problemleri hakkında önerlerinizi duymak ister. Kendinizden değil çözümlerinizden bahsedin.

Kurumsal çözüm, müşteri odaklı yaklaşım… Nedir bunlar? İnsan beyni bunları algılamaz. Ne satıyorsunuz? Müşteri için çözümünüz ne, bunları söylemelisiniz.

“Satışlarınızda Çözüm Üretin” yazısını okumaya devam et

İstanbul Aşkı

İstanbul Aşkı Makale
İstanbul Aşkı Makale
İstanbul Aşkı

Sıradan bir aşk değil ki. Bambaşka bir şey olmalı. Hayır, mevsimlerin değismesiyle anlatılacak bir güzellik ya da coğrafya aşkı da değil. Bu aşkın gizemini, “Mutlaka fethedilecektir..” müjdesinden aldığını hissetmek zor değil. Burada, İstanbul’da bir sır perdesi olmalı ve aralamalı onu. Bu şehre ruhunu üfleyen manevi meltem rüzgarı gibi tanımlaması güç bir şeyler var, ama işte dile düşmüyor ve kalem yazmakta zorlanıyor.

“İstanbul Aşkı” yazısını okumaya devam et

Sıfatlarını Yitiren Şehir

İstanbul Şehir Makale
İstanbul Şehir Makale
Sıfatlarını Yitiren Şehir

David Judson Referans Gazetesi Türkiye İstanbul’a yakıştırılan sıfatların bir çoğu ne yazık ki aradan geçen yüzyıllar içinde bir şekilde tüketilmiş. Hissiyatı, ihtirası, tarihin akisini ve insanlığı tartışmak daha kolay olabilirdi ama konumuz bu değil. Lady Montague’den Pierre Loti’ye, Sait Faik’ten John Freely ve Orhan Pamuk’a kadar bütün yazarlar bu şehri tanımlamaya calıştılar hep. İnsanlar ressam olup resmetmeye, göçmen olup yaşamaya, asker olup fethetmeye veya emlaki olup satın almaya geliyorlar İstanbul’a. Hatta Fatih Akın, cektiği “Koprüyü Geçerken” adlı filmde şehrin seslerini bile tanımlamıştır. Tabii siz aslında bunun yeni bir şey olmadığını ileri sürebilirsiniz: Akın’ın yaptığı, İstanbul’u dinlediğini söyleyen Orhan Veli’yi takip etmek değil midir acaba? Düşünsenize, “Ozanlar Şehri” diye sadece İstanbul için şiirler yazan isimleri içeren bir kitap bile yazılabilir. Bu şehirde ilham suda ve havada…

“Sıfatlarını Yitiren Şehir” yazısını okumaya devam et

İki Şehrin Hikayesi: İstanbul ve Kudüs

İstanbul ve Kudus

İstanbul ve Kudus

Sadece dört yıl kalacaktım bu şehirde. Okul bitinceye kadar. Oysa on beş yıl geride kalmış, tam on beş uzun yıl.

Çocukluğumu geçirdiğim şehirden, Kudüs’ten nasıl kopamadıysam İstanbul’dan öyle kopamadım. İstanbul-Kudüs arasında mekik dokudum uzun seneler. Biri doğduğum öbürü douduğum şehirdi. Gel zaman git zaman, İstanbul’dayken Kudüs’ü Kudüs’teykende İstanbul’ı özler oldum. Ne yalan söyleyeyim pek çok insan gibi İstanbul’da yaşamaktan sonsuz bir hal aldım.

“İki Şehrin Hikayesi: İstanbul ve Kudüs” yazısını okumaya devam et

İstanbul’un Tenha Güzelliği: Beylerbeyi

İstanbul Anadolu Yakası
İstanbul Anadolu Yakası
İstanbul Anadolu Yakası

2005 in ilk günlerinde, Fatih Akın’in yeni filmi ‘Crossing the Bridge, The Sound of İstanbul’un’ (Köprüyü Geçerken – istanbul’un Sesleri) Almanya’da gösterime girmek üzereyken, çalıştığım şirket Asya ve Avrupa arasındaki yaşamı gözlemlemem için beni İstanbul‘a göndermişti. Birçok gazete ve dergi İstanbul’u  dünyanın ziyaret edilmesi gereken en önemli kentlerinden biri olarak göstermesine karşın, dostlarım ve ailemin, bizim üç yıl süreyle Türkiye’de yaşama kararımıza gösterdikleri tepki, başlarını sallayıp güzel temennilerde bulunmaktan ibaretti. Yine de eşime sürekli olarak, zorlu bir yaşamın olduğu, halkı Müslüman bir ülkede yaşamayı düşünüp düşünmediği soruluyordu. Ve başörtüsüyle ilgili bitmek tükenmek bilmez alaycı sorular bir zaman sonra artık bizi kizdrmaya başlamıştı. Fakat Almanya’dakiler muhtemelen Türkiye’nin birçok farklılığı bünyesinde barındırdığı gerçeğinin farkında değillerdi.

“İstanbul’un Tenha Güzelliği: Beylerbeyi” yazısını okumaya devam et

İstanbul; Çözülemeyen Bir Bilmece

istanbul

istanbul

İstanbul’a ilk tanışıklığım çocukluk dönemlerime dayanır. Küçücük yaşıma rağmen daha o günlerde bile bu gizemli şehrin doğup büyüdüğüm kentten tamamen farklı bir havası olduğunu  hissetmiştim.

Dar sokaklarıyla, eski ahşap evleriyle, sokağın ucundaki tarihi Türk hamamıyla, ezan sesleriyle ve çörekotlu taze ekmek kokan atmosferiyle akrabalarımızın yanında kaldığımız eski Laleli semtini çok iyi hatırlıyorum. Küçücük, fakat bir çocuğun gözünü büyüleyecek kadar çeşitte oyuncak, küpe, yüzük, balon, çikolata ve ciklet satan mahalle bakkalıyla; kürek çekmeyi öğrenmek icin kiralayıp da denize açıldığımız boyalı tekneleriyle İstanbul, hafızamda silinmeyen bir hatıra olarak yaşamaya hep devam etmişti… Bütün bunlardan olsa gerek. Çocukluğumda ağzımda dağılıp eriyen o poğaçaların damağımda kalan lezzetini bugünün İstanbul‘unda bile arar ve bir türlü bulamadığım için üzülürüm. Her yıl, çocukluğumda yaz tatillerini geçirmek için yüzlerce kilometreyi aşıpda geldiğim o sokaklara, âdeta eski günlerin hayalini kurmak için dalar, hatıralarımı unutmaktan korkarcasına tekrar tekrar -tıpkı bir film şeridi gibi- hafızamda canlandırırım.

“İstanbul; Çözülemeyen Bir Bilmece” yazısını okumaya devam et